Tomb Raider Fan Club

Tomb Raider oyununu sevenlerin adresi.
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» İmza Arşivim (msjlar 200ü geçince kilitlenip arşiv olacaktr.)
Paz Eyl. 19, 2010 4:02 am tarafından YΛĞMUЯ

» Mesaj arttıralım
Perş. Eyl. 16, 2010 3:36 pm tarafından YΛĞMUЯ

» Kımılda Kedi (1996)
Perş. Eyl. 16, 2010 3:36 am tarafından YΛĞMUЯ

» Niko: Yıldızlara Yolculuk
Perş. Eyl. 16, 2010 3:33 am tarafından YΛĞMUЯ

» Yukarı Bak
Perş. Eyl. 16, 2010 3:32 am tarafından YΛĞMUЯ

» Barbie Mariposa
Perş. Eyl. 16, 2010 3:31 am tarafından YΛĞMUЯ

» Arabalar 2
Perş. Eyl. 16, 2010 3:30 am tarafından YΛĞMUЯ

» Aristokediler
Perş. Eyl. 16, 2010 3:29 am tarafından YΛĞMUЯ

» Bolt :)..........
Perş. Eyl. 16, 2010 3:28 am tarafından YΛĞMUЯ

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Forum
Ortaklar
bedava forum

Paylaş | 
 

  Tarih'i Yok Eden 5 Acımasız Olay

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
YΛĞMUЯ
Arkeolog
Arkeolog


Mesaj Sayısı : 201
Kayıt tarihi : 14/09/10

MesajKonu: Tarih'i Yok Eden 5 Acımasız Olay    Çarş. Eyl. 15, 2010 5:58 pm

Tarihi eserlerin ülkemizde korunmasından hep şikayet eder dururuz. Binlerce yıllık hazinelerin kalıntılarının nasıl tahrip edildiğini hepimiz canlı canlı yıllarca izledik. Bizde sizin için dünya üzerinde diğer ülkelerin nasıl tarihi eserleri acımasızca yok ettiğini örnekleyeceğiz.

İşte tarihi eserleri yok etmeye yönelik 5 olay

Anneniz en sevdiğiniz oyuncağınızı attığı zaman ne kadar üzgün olduğunuzu hatırlıyor musunuz? Artık yetişkin olsak bile geçmişten gelen eşyaların özel bir yeri var bizde. Bu yüzden birinin binlerce senelik bir eseri alıp peçete niyetine kullanmasına dayanamayız.

Bu duruma dayanamamış olmamız insanlığın bunu yapmadığı anlamına gelmiyor.

5. Stonehenge Taşlarının inşaat malzemesi olarak kullanılması;



Bir arkadaşınızın evine gittiğinizi ve evin önünde taşların üzerinde eski bir araba gördüğünüzü düşünün. Sonra farkediyorsunuz ki arkadaşınız taşlar yerine tarihi eser kullandığını.

Stonehenge taşlarından bir bölümü kayıp ve nerede kullanıldığına duyunca güleceksiniz.

Stonehenge’in ne olduğunun tartışması yüzyıllardır devam ediyor. Teoriler arasında ise bir mabet olduğu veya Merlin ve yaratıklarının yarattığı bir hile olduğu var.

Arkeologlar yapının milattan önce 3000 ila 2500 yılları arasında inşa edildiğini düşünüyor. İnsan eliyle yapılmış en eski yapılardan ve en ünlülerinden biri olduğu kesin.

Çoğu insanın farketmediği şey ise bu yapının en önemli parçasının kayıp olduğu. Birkaç yüzyıl öncesinin çizimleri yapının bir tepesi olduğunu göstermişti. Uzmanlar bu taşları bulmayı saplantı haline getirmiş durumdalar çünkü bu taşlar bu yapının gizemini çözebilir.

Arkeologlar bulduklarını düşünüyorlar. Başka bir dinden olan mezhepler mi almıştı? Dünya dışı varlıklar mı almıştı?

Hayır! Görünüşe göre birkaç yüzyıl önce birkaç insan taşı yerinden almışlar çünkü inşaatlarında taş eksikmiş.

Ne düşünüyorlardı?

Açıkçası kimse bilmiyor. Oysa ki İngiltere’de taş eksikliğide yok.

Bir nedenden dolayı İngilizler önemli tarihi eserlerden sıradan birşeyler inşa etmeye bayılıyorlar aynısını Hadrian’ın Duvarına da yapmışlardı. Bu duvar İngiltere’nin kuzeyinde Romalılar tarafından inşa edilmiş 2000 yıllık bir duvar şimdi bu duvarın parçalarını yakınlardaki ev ve kiliselerde görebilirsiniz.

Neredeyse 5000 yıldır ayakta duran bir yapı ile tuğla duvar ayrı şey. Bu yapının önemini 1600’lü yıllarda yaşayanlar bile biliyordu.


4. Mumyaların ateş yakmak için kullanılması;



Mısır mezarlarını bulmak ve korumak için çok büyük projeler başaltıldı. Binlerce sene önce mumyalanmış insanlar araştırmacılara birçok bilgi ve geçmişe paha biçilemez bir kapı açıyor.

Bu kadar saplantılı bir korumaya rağmen bugün mumyaların sayısı çok fazla değil. Peki neden?

Çünkü birçoğu çıra niyetine kullanıldığı için.

Ne düşünüyorlardı?

Mumyaları ölü firavunlar gibi düşünmeyi tercih ediyoruz ama o zamanlarda cenazeniz için mumyalanmak da bir seçimdi. Hatta birçoğu bütün hayatları boyunca bunun için para bile biriktirmiş. Karşılayamayanlar bile kuru sıcak ve kumlardan dolayı doğal bir mumyalamaya sahip oluyorlardı.

Mumyalamayı bıraktıkları zaman Mısırlıların milyonlarca mumya vardı. 1800’lerde insanlar sokaklarda mumyalara takılıyordu. Hatta Mısır’da ağaçlardan çok mumya vardı. Havalar soğuduğunda ve yakacak hiç odunları kalmadığında biri mumya yığınına bakmış ve kafasında bir ampül yanmış.

Stoklarında çok mumya olduğu için bir problem görmemişler ilk başta ama bir süre sonra stokları çok azalmış. Peki bu olay onları tarihi eserlere karşı saygı göstermeye itmiş mi? Tabiki hayır!

Mumyaları çıra gibi kullanmaya devam etmelerinin yanı sıra onları ilaç yapmak için öğütmüşler ve kağıtlarını Batı’daki kağıt fabrikalarına satmışlar – onlarda ambalaj kağıdı yapmışlar ama bu kağıtlar insanlara kolera bulaştırıp öldürdüğü için durdurulmuş. Bir sure Mısır’daki trenler kömürler değil mumyalarla çalıştırılıyordu.

3. Ortaçağ koro kitaplarının lamba yapımında kullanılması;



Bir zamanlar kağıt herhangi değerli birşeyden daha pahalıydı. Bu yüzden çok fazla kitap yoktu o zamanlar ve ne yazık ki bugünlere de gelemediler. Bazı önemli eserler zamanın havanın ve nemin yıkıcı etkilerinden sağ kurtulmuştur.

Ortaçağda koroda şarkı söyleyenlerin kendi kitapları yoktu ve bu yüzden çok değerliydiler. Papazlar herkesin görebileceği şekilde kocaman kitaplar yaparak bu durumun üstesinden geldiler. Bunları yapmak çok zaman alıyordu – buzağı derisinden yapılan parşömen geriliyor ve hazırlanıyor nota ve sözleri elle yazılıyordu. Bunun sonucunda ise inanılmaz güzel ortaçağ eserlerleri ortaya çıkıyordu. Bugünlerde müzeler onlara özel gösterimler hazırlamak için yıllarını harcıyor.

Ne olduğunu bilmediğiniz bu paha biçilemez kitapların elinize geçtiğini düşünün. Korumak için parçalara ayırıp kesip lamba yapmaktan daha iyi bir çözüm olamaz.

Ne düşünüyorlardı?

Gerçekten güzel lamba oluyorlar.

Bu William Randolph Hearst’ın kişisel hobisiydi ve California’daki Hearst Kalesinde birçok bu tip örnek vardır.

Belki zengin ve sıkılmış olmanın bir sonucudur. Sadece koro kitapları da değil – Hearst aynı zamanda Xian Dynasty Cin vazolarından ve 1500’lü yıllarda Katolik Kilise’de kullanılan orjinal dökümanlardan da abajur yapmıştır. Müze gezmesinin yasaklandığını düşünüyoruz.

2. Paha biçilemez Beyaz Saray eşyaları bahçe satışında;



Amerika başkanlarının evinin Partenon gibi tarihsel bir değeri yok ama Amerikalıların bu binaya karşı hassas noktaları var. Batı dünyasında demokrasi ve özgürlüğün simgesi olan bu binanın koridorlarında tarihin önemli adamları yürümüştür. Modern tarihte çok önemli bazı sahnelere de ev sahipliği yapmıştır.

Ama orada yaşamanız gerektiğini bir düşünün. Etraftaki bütün gereksiz eşyalara bakın. Yeni başkan kendi elektronik oyuncakları ve plazma televizyonu için nasıl yer açacaktır? Eğer Chester A. Arthur iseniz bütün eşyaları çok çok düşük bir fiyata açık arttırmada satabilirsiniz.

Ne düşünüyorlardı?

Bu açık arttırma Sotheby gibi –parçaların milyon dolarlara satıldığı ve müzelerde saklanan – kaliteli bir açık arttırma değildi. Bu “bütün eski eşyalardan kurtulmalıyım” tarzında bir açık arttırmaydı.

Başkan Arthur modayı takip eden bir insandı.

Yönetici Köşkünde duran bütün eski moda eşyalara dayanamadı. 1881 yılında Arthur tek mantıklı şeyi yaptı: Tonlarca eşyayı porselen takımları ve Abraham Lincoln’un bazı kıyafetlerini neredeyse bedavaya sattı. Satılan eşyalardan çoğu bulunamamıştır ve şu anda paha biçilemez değerdedirler. İyi haber: Eski sandıklarınızın içinde Abraham Lincoln’un iç çamaşırı olabilir. Kötü haber ise: Kanıtlamak için çok uğraşmanız gerekebilir.

1. XIV. Louis'in kalbinin yemek olarak kullanılması;



Louis 72 yılı aşan bir süreyle Fransa’nın kralıydı Avrupa tarihinin en uzun süre kral kalan kişilerinden biriydi. Güç ve refahın öncüsü olarak bilinen kral aynı zamanda da mutlak padişahlığı tanımlamıştır.

Fransız Devrim’i sırasında bir nedenden dolayı köylüler Krallık Mahzenine girerek Louis’in mumyalanmış kalbini çalarlar. Neden yaptıklarını bilmiyoruz. Bütün zorluklara rağmen kalp sağlam ve tek parça halinde İngiltere’ye ulaşır.

Sonunda Rahip William Buckland’ın eline geçer bu kalp. Tabi ki Buckland elindekinin değerini anladı ve bir müzeye….

Bir dakika esasında onu yedi.

Ne düşünüyorlardı?

Buckland egzotik yemekleri çok seviyordu. Yediği en değişik yemeklerin arasında fil hortumu ve zürafa rostosu vardı. Fransız kralının kalbi eline geçene kadar damak tadı yavanlaşmıştı. Tat duygusunu canlandırmak için yamyamlıktan daha iyi ne olabilir?

Ayrıca rahip öldükten sonra başka bir hayat olmadığından şüphelenmeye başlamıştır ve uzun zaman önce ölmüş olan bu kralın kalbini yemek ona ölümsüzlüğü vereceğini düşünür.

Buckland kalbi Noel yemeği olarak hazırlattı. Kalbi ızgara yaptırdığını ve yanına fasulye istediğini biliyoruz ama hangi şarabı içtiğine dair bir fikrimiz yok.

'''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''''
I love youuuu !

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://tombraiderfanclub.turkproforum.com
 
Tarih'i Yok Eden 5 Acımasız Olay
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Kutu Yarışması
» kağıt katlama sanatı
» BEYİN LOBLARININ ÖĞRENMEDEKİ YERİ
» PKK'lı bir kadının itirafları
» Shakira

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Tomb Raider Fan Club :: Serbest Kürsü :: Garip Olaylar-
Buraya geçin: